St Petersburg, geniş bulvarları, köprüleri, dingin suları ve çarlık mimarisinin örnekleri, okuduğum yazarların oldukça ayrıntılı tasvirleri ve büyüleyici St Petersburg imgeleri ile gayet tanıdık bir şekilde karşıladı beni.
St Petersburg, geniş bulvarları, köprüleri, dingin suları ve çarlık mimarisinin örnekleri, okuduğum yazarların oldukça ayrıntılı tasvirleri ve büyüleyici St Petersburg imgeleri ile gayet tanıdık bir şekilde karşıladı beni.
Yüksek bir tepe üzerinde, amfi tiyatro biçiminde kurulan Bakü, Hazar manzarasına açılır. Hazar Denizi’nin batı kıyısında Apşeron Yarımadası’nın güneyinde, Bakü Körfezi’nin oluşturduğu geniş yayın üzerinde yer alan Bakü’ye halk arasında ‘Külekler Şeheri’ yani ‘Rüzgarlar Şehri’ diyorlar.
Gördüğüm en sevimli başkentlerden biri, yalnızca sevimli mi? olduğu gibi korunmuş, keyifli bir kültür ve eğlence şehri. Şehrin sevimliliği, çok doğal, gürültüsüz, medeni ve cana yakın insanlarından geliyor.
Sri Lanka Pinnawala Fil Yetimhanesi’nde ülkenin dört bir yanından toplanan bir şekilde ailesini (filler aile olarak yaşıyor ve aile olarak ölüyorlar, bir anne fil kendi yavrusu dışında başka bir yavru filin bakımını asla üstlenmiyor) ya da yolunu kaybederek yalnız kalmış, avcıların elinden kurtarılmış, mayın patlaması ya da farklı nedenlerden yaralanan, hastalanan ve çeşitli yerlerden nakillerle gelen filler devletin bakımı altında yaşıyor.
Kaşifler diyarı ve Portekiz’in başkenti Lizbon, Tejo Nehri’nin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü noktada, nehrin iki yakasını kaplayacak şekilde ve İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuş. Lizbon, kendine özgü karakteri ve atmosferi ile ilk bakışta çok etkiliyor. Bir Avrupa ülkesi ama mimari öğelerde çok fazla Arap etkisi görülüyor.
Napoli’yi gezerken bir yanda eski krallık çağının görkemiyle bir yanda da Akdeniz’in kayıtsız ve mutlu yoksulluğuyla karşılaşıyorsunuz…
Urbino tam da Montaigne’in “Yol Günlüğü”nde söz ettiği gibi, bir dağın tepesinden aşağıya doğru (eteğine) uzanan, başka hiçbir yere benzemeyen, dar sokakları ile bol inişli çıkışlı bir yer.
Varna öyle planlı ve programlı bir şekilde anlatılacak bir yer değil, yaşadıklarınızla değil hissettiklerimizle anlatılabilir ancak.
Niagara Şelalesi, hem coğrafi konum hem de görsel güzellik gibi özellikleriyle dünyanın en ünlü yerlerinden biridir. Niagara, ismini Kızılderililerden almış ve Onguiaahra sözcüğünden gelmekte i “Suların şimşeği” anlamını taşımaktadır.